x

ARKADAŞINA GÖNDER
Adınız Soyadınız  :  *
Paylaşacağınız e-posta adresi :  *
Yorumunuz  : 
 

    

E-Mail :
Şifre :
 

Perakende Bülten'i takip edin:
AVM (alışveriş merkezi) nedir?
06.06.2012
Günlük hayatımızda kullandığımız bazı kavramlar vardır. Çoğu zaman ne anlama geldiğini fazla irdelemeden kullanırız. Çünkü bunlar öylesi anlamlar taşırlar ki ayrıca tarif etmeye gerek duymayız.Bunların zaten doğal halleriyle ne demek istediğimizi ifade ettiğine inanırız

Günlük hayatımızda kullandığımız bazı kavramlar vardır. Çoğu zaman ne anlama geldiğini fazla irdelemeden kullanırız. Çünkü bunlar öylesi anlamlar taşırlar ki ayrıca tarif etmeye gerek duymayız. Bunların zaten doğal halleriyle ne demek istediğimizi ifade ettiğine inanırız.

Zaman zaman günlük hayatta kullandığımız deyimlerin yada sözcüklerin tam anlamlarını sözlüklerden öğrendiğimizde hayrete düşeriz. Bazı kavramlarda uçları açık olduğundan istenilen yöne çekilebilirler. AVM kavramı da böylesi bir kavram olarak dilimize yerleşti. Kiralanabilir alanları binlerce M2’yi bulan mekanlar ile birkaç yüz M2 içinde halk deyimiyle kap kacak satan yerler de AVM kavramını kullanmaktadırlar. Bu nedenle sektörde geçtiğimiz süre içerisinde bir kavram kargaşası olmaya başlamış hatta AMPD’de bu ayırımın netleşmesi konusunda bazı çalışmalar gündeme gelmişti. Ancak AVM'lerdeki artış sayısı ve tanıtımdaki paylarının yükselmesi bu kavramı da biraz yerine oturtur gibi oldu ve bu çalışmalar da şimdilik durdu gibi.

 
Bahse konu çalışmalar sırasında AVM olma şartında kiralanabilir alan M2'leri ve mağaza sayısı kriterleri ön plandaydı. ICSC tarafından da kabul gören 5000 M2 minimum kiralanabilir alan büyüklüğü çokça taraftar toplamıştı. Keza mağaza sayısı olarak da 25-30 gibi bir seviye kabul görmekteydi. Ancak zamanla 250'yi bulan AVM sayısı ve buna bağlı olarak genelde çok küçük M2'li mağazaların artık AVM sayılmama eğilimi bunu ve buna bağlı sertifikasyon çalışmalarını biraz yavaşlatmış durumda. AVM çeşitlerine baktığımız zaman (bölgesel, süper bölgesel, moda, outlet vs) bunların da teorik olarak bazı M2'ler içinde sınırlı kalabildiğini görüyoruz. Örneğin moda merkezlerinde bu M2 7500-25000 arasında olabiliyorken, süper bölgesellerde 75000 M2 üstü yada outletlerde 5000-40000 M2'ler şeklinde ICSC yayınlarında belirtilmiştir. Ancak kanımca tüm bunları belirleyen;
 
1-Hedef kitle nüfusu,
2-Mağaza ve marka adetleri ve o lokasyona olan talepler,
3-Yatırım maliyetleri ve tabii ki isletme maliyetleri ile birlikte geri dönüş hızları,
4-Ülke ve dünya ekonomik yapılanması ve/veya eğilimler vs,
 
gibi faktörler bu çizilen M2 sınırlarının altında yada üstünde kalınması konusunda belirleyici olabiliyorlar. Örneğin outletlerde kitabi olarak 5000-40000 m2 sınırlaması olmasına rağmen, andığımız faktörler yatırımcıları bu sınırların dışına taşıyabilirler. Tabii burada gerek yatırım hatalarından ya da genelde olan zorunlu değişikliklerden dolayı bazı enteresanlıklarda yaşayabiliyoruz. Örneğin ülkemizde muhtelif kategorilerde yapılmış AVM'lerin genel ekonomik zorlamalar sonucu outletlere döndüğünü hep beraber yaşadık. Bunlar ne kadar bilinen ve tariflenen outlet kavramlarına uygundu ya da bu dönüşümler ne kadar doğruydu ayrı bir konu ama bugün ülkemizde dünyanın başka taraflarında görülmeyen outletler ve türlü türlü AVM'ler ortaya çıktı. Bu şunu ifade ediyor ki; her ne kadar sınıflamalar ya da kategoriler belirlesek de bazı şeyler kitaplarda yazılanlara uymayabiliyor. Dünyanın çoğu tarafında şehir dışına yapılan, sinemaları olmayan, hipermarketleri olmayan outlerle bizdekileri (yapılan ve sonradan dönüşenleri) gözlemlersek tarif ve içeriklerin her zaman kitaplardakine uymadığını ya da kitaptakilerden daha farklı oluşumların olabileceğini görürüz.
 
Sonuç itibarıyla AVM tanımı ya da tiplemelerinin tanımı konusunda ne kadar tariflemelere girsek de zaman zaman şartlar bizi bu tariflerin dışına itebilmektedir. Hani bazı konular ve kavramlar, Temel'in sözlerinde ifade bulan elektrik tanımı gibidir. Yazıya bunu anlatan kısa bir fıkra ile son vereyim. Komutanın oğlu yurt dışında elektrik mühendisliği eğitimi görmeye gitmiş ve dönüşünde komutan sormuş: 'Anlat bakalım bu elektrik nedir evladım' Oğul yanıt vermiş, 'Baba elektriğin tarifi yoktur.' Bunun üzerine komutan bütün birliği toplamış ve kızgınca sormuş 'Söyleyin bana elektrik nedir?' Arkadan itilen Temel can havli ile bağırmış, 'Ne ettugu belursuz, ettiginden bellidur'
Yazarın Diğer Yazıları